
Yaklaşan bahar bayramıyla ilgili olarak gazetemize açıklamada bulunan Erzincan İl Kültür ve Turizm Müdürü Metin Çankaya, geçmişten gelen Nevruz Bahar Bayramının önemini anlattı. Çankaya; “Bir milletin teşekkülünde dil, din, tarih kadar geleneklerinde önemi vardır. Gelenekler, tarihini kesinlikle tesbit edemediğimiz dönemlerinden kalınadır. Neden, niçin, nasıl gibi sorular sorulmaksızın atadan oğula kalmıştır. Bu özellikleri ile millet bağını güçlendiren en önemli unsurlardan birisi geleneklerdir. Bu geleneklerimiz arasında özellikle; tabiat varoluş, diriliş bayramı niteliğindeki bahar bayramlarının Türklerdeki yeri ve önemi çok büyüktür. Şubat ayındaki Hıdır-Nebi günlerinden Nevruz' a, oradan Hıdrellezce kadar uzanan aylar içinde bu törenler büyük sevinç içinde kutlanmaktadır.
Bayramlar, insanlar arasındaki karşılıklı sevgi ve saygının perçinlendiği inançların örf ve adetlerin uygulandığı, sergilendiği günlerdir. Bayramlarımızı çeşitli şekillerde sınıflandırmak mümkündür. Milli bayramlar, dini bayramlar, mitolojik bayramlar folklorik bayramlar ferdi bayramlar gibi. Cumhuriyet bayramı milli Kurban bayramı dini, Hıdrellez mitolojik Nevruz folklorik sünnet ferdi bayramlarımızda.
Türklerde, yılbaşı ilkbaharda gece ile gündüzün eşit olduğu 21 Mart günüdür. Bugün Türk topluluklarında çeşitli adlarda kutlanır. Nevruz, Noruz, Navrız, Ergenekon Çağan gibi. Çeşitli adlarla kutlanan bu bayram ile ilgili olarak Türk topluluklarında çeşitli gelenekler meydana gelmiştir. Orta Asya’dan, Balkan Türklerine kadar bu gelenekleri ve törenleri tesbit etmek mümkündür.
Orta Asya' da yaşayan Türkler, Anadolu Türkleri ve İranlıların yılbaşı olarak kabul ettikleri güne nevruz adı verilir. Nevruz yeni gün anlamına gelir. Farsça Nev ( Yeni )ve Ruz ( Gün ) kelimelerinin birleşmesinden meydana gelmiştir. Gece ile gündüzün eşit olduğu 22 Mart, Rumi 9 Mart gününe rastlamaktadır. Nevruz, İranlılara mal edilmekte ise de on iki hayvanlı Türk takviminde görüldüğü üzere Türklerde çok eskiden beri bilinmekte ve törenlerle kutlanmaktadır.
İran' da günümüzde de kutlanmakta olan Nevruz, efsanevi bir niteliğe sahiptir. Bu efsanelerde ateşi bulduğuna inanılan " Cemşid" ağırlık taşımaktadır. İran’da Tanrı' nın Adem’i Nevruz günü yarattığı ve yıldızların o gün burçlarına ayrıldığına inanılmaktadır. Nevruz İran’da 13 gün
sürmektedir.
Türklerde Nevruz hakkındaki başlıca rivayet, bugünün bir kurtuluş günü olarak kabul edilmesidir. İşte bu nedenle bugün Türklerde Nevruz, yeni yılın başlangıcı olarak kabul edilmiş ve jönümüze kadar bayramlarla kutlana gelmiştir.
Orta Asya'dan Balkanlara kadar uzanan Türk yerleşim yerlerinde Nevruz geleneği bir kültür varlığı olarak günümüze kadar yaşatılmıştır. Ancak Türk boylarında Nevruz törenleri değişik adetlerle kutlanmaktadır. Bu bayramla birlikte çeşitli inançlar ve töreler oluşmuştur. Mesela;
Tekirdağ’da Nevruz soğukların sonu, baharın başlangıcı olarak kabul edilir ve " Nevruz Şenlikleri" adıyla kutlanır. Sivas’ta Mart dokuzunda gök güderse o yıl ürünün bol olacağına inanılır, Şebinkarahisar' da 22 Mart sabahı akarsularda yıkandığı takdirde kuvvet ve sağlık kazanılacağına
inanılır.
Nevruz geleneği uygulamalarda bazı farklılıklar olmakla birlikte; Orta Asya Türk Toplulukları İran, Anadolu ve Balkanlar' da aynı tarihler arasında, her toplumca kendine özgü bir nedene dayandırılarak kutlanan geleneksel bir bayram niteliği kazanmıştır.
Sonuçta, 1990 yılında bağımsızlıklarını ilan eden Türk Cumhuriyetim' nden Kırgızistan, Kazakistan,Özbekıstan Türkmenistan ve Azerbeycan ile Rusya Federasyonu bünyesindeki Tataristan 21 Mart Ergenekon-Nevruz bayramını " Milli Bayram" olarak ilan etmişler ve bu günü coşkuyla kutlamaktadırlar. Türk Kültüründen kaynaklanan Ergenekon-Nevruz bayramı, her yönüyle Türk Gelenek ve görenekleriyle zenginleşmiş ananevi ve temeli beş bin yıllık Türk Tarihine dayalı milli bir bayramdır. Türkiye' de de 1991 yılında Türk Dünyası ile birlikte ortak bir gün olarak resmi tatil olmaksızın bayram ilan edilmiştir. Nevruz folklorik bir bayram olarak kutlanmaktadır.
Kemal Arduç




