
Dün gece özel uçakla Erzincan’a gelen Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım’ın ilk programı Demirkent Beldesinde oldu. Bakan Yıldırım’ın programlarına Milletvekili Sebahattin Karakelle, Vali Abdülkadir Demir, Belediye Başkanı Yüksel Çakır, İl Genel Meclis Başkanı Ünal Tuygun, DHMİ Genel Müdürü Orhan Birdal, resmi kurum müdürleri, belediye başkanları, partililer ve çok sayıda vatandaş katıldı.
Belde de belde içi yol açılışını yapan Bakan Binali Yıldırım, daha sonra ise Beldeye gelen doğalgaz için borulara kaynak yaptı. Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım Demirkent Beldesinde düzenlenen törende halka hitap etti. Yıldırım, 79 yıla sığdırılan hizmetlerin 2-3 katını Türkiye’de geçtiğimiz 7.5 yılda gerçekleştirdiklerini söyledi. Bakan Yıldırım Şöyle devam etti. : ''Türkiye’de cumhuriyetin kurulduğu yıldan 2003 yılına kadar yapılmış duble yol miktarı 6 bin 100 km idi. 2003 yılından bu yana 6 bin 100 km’nin üzerine ilaveten 12 bin 300 km duble yol daha yaptık. 2 katından daha fazla yol yaptık. 6 ilimiz duble yollarla birbirine bağlı iken; şu anda 68 vilayetimizi duble yollarla birbirine bağlı hale getirdik. Bu çalışmalarımız 81 vilayetin tümü birbirine bağlanana kadar devam edecek. '' dedi.
Demirkent’te yaptığı konuşmasında Türkiye’nin en fazla büyüyen 2. ülke olduğunun bir raporla açıklandığını dile getiren Bakan Binali Yıldırım konuşmasını şöyle sürdürdü. : ''Birkaç gün içerisinde bir rapor yayınlandı. Son 10 yıl içerisinde en fazla büyüyen 30 ülkeyi tespit etmişler. 1. Çin, ikinci Türkiye. İşte bu Türkiye. Bu gün Türkiye’de yaşayan 73 milyon’un %42’si internet kullanıyor. Bilgi toplumuna süratle gidiyoruz. İnternet kullanımı 2003 yılında hemen hemen hiç yoktu. Bu gün Türkiye’nin her tarafından internet var. Hem de Hızlı internet var. Türkiye’yi Afrika seviyelerinden aldık, Avrupanın 5. si yaptık., dünyanın 11. si haline getirdik. Her alanda Türkiye büyüyor. Avrupanın 6. büyük ekonomisi, dünyanın 16. büyük ekonomisi. Bunlar hep hayal gibiydi. 7 - 8 sene önce bunlardan bahsetseydik, Başbakan, bakanlar, bu hükümet, Ak parti, hayallerini anlatıyor derlerdi. Evet. O zaman hayaldi. Ama şimdi gerçek.'' dedi.
Ülkenin her geçen gün biraz daha referanduma yaklaştığını belirten Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım, anons yaparak dolaşan arabaların, elden ele dolaşan broşürleri seçim heyecanına benzetti. Bakan Binali Yıldırım şöyle devam etti. ''Seçimler seneye öyleyse bu telaş niye. Bu telaş, Türkiye’nin geleceğinin telaşıdır. Türkiye, büyüyen, gelişen ve kabına sığmayan bir ülkedir. Yollarıyla, okul, adalet sarayı ve hastaneleriyle, bilişimiyle, ekonomisiyle Türkiye Cumhuriyetin 100. yılına emin adımlarla ilerliyor. Bu yolda ilerlerken, Türkiye’nin demokrasisi, Türkiye’nin hukuk sistemi, bürokrasisi, bu gelişmelere ayak uyduramıyor. Böyle bir sorunla karşı karşıyayız. Altyapıyı, üst yapıyı, Demir yollarını, hava yollarını, iletişim yollarını, hatta gönüllere giden yolları yaptık, yapmaya da devam edeceğiz. Ancak Türkiye’nin açılmayan başka yolları var. Adalet yolları tıkalı. Bürokrasi’de yargı sistemimizde sorunumuz var. Şimdi bu tıkanan adalet yollarını açma zamanıdır. Gün bu gündür.'' dedi.
''12 Eylülü birçok genç ve ya kardeşimiz hatırlamaz. Ama 12 Eylülde canı yananlar var. Bunların canlı şahitleri var. Biz tekrar bu acıları yaşatmak istemiyoruz. Amacımız 12 Eylülden de intikam almak falan değil. Bizim inancımızda böyle bir şey yok. İstiyoruz ki milletin iradesin üzerine başka bir irade koyma çabası olmasın. Bu tip gayretler olmasın. Türkiye artık bu sayfayı hepten kapatsın. İstediğimiz bu. Türk insanının buna ihtiyacı var.'' dedi.
''Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım, Anayasa değişikliğindeki önemli değişiklerden bir tanesi yargıda tarafsız, bağımsız çalışacak bir yargı sisteminin yerleşmesi için değişiklik yapıyoruz. Muhalefet partilerinin en fazla üzerinde durduğu konuda bu. Efendim bunlar kendilerine göre yargı dizayn ediyorlar, kendilerine göre yargılama sistemi kuruyorlar. Koca bir yalan. Yıldızlı püsküllü yalan. Niye mi bakın 2 tane değişiklik yapılıyor. Bir tanesi HSYK bir tanesi da Anayasa Mahkemesi… HSYK‘yı bugüne kadar biz hiç duyduk mu ne işe yarar, nedir hiç merak ettik mi etmedik. Çünkü bizim işimize yarayan bir şey değil. Fakat birkaç olay yaşadık. Gördük ki bu HSYK çok iş yaparmış. Hatırlayın bir savcı Van’da Şemdinli davası ile ilgili bir iddianame hazırladı. Adam iddianameyi hazırladığına bin pişman oldu. Soluğu sokakta aldı. Yaka paça sorgusuz sualsiz savcılıkta gitti, avukatlıkta gitti. Her şeyi bütün hayatındaki birikimini elinden aldılar. Sokağa attılar. Hakkını arama hakkı bile yok. Mahkemeye bile gidemez. Yine bir savcı Adana’da 12 Eylül’ü yapanları dava etmeye kalktı. Onunda başına aynı işle geldi. Onu da hemen ihraç ettiler. Bir başka şey Erzurum’da görülen bir dava. Erzincan’ı da ilgilendiriyor. Siz iyi bilirsiniz. Erzincan bununla da tanındı. Ama Erzincan burada hiçbir oyuna gelmedi. Erzincan’dan Türkiye’yi dizayn etmek isteyenler boyunun ölçüsünü aldı, Erzincanlı gereken cevabı verdi. Erzurum’da o davalar görülürken birdenbire hemen oradaki savcıları da bu davalardan aldılar, değiştirdiler. Sonrada o davanın muhataplarını Ankara’ya alıp tahliye ettiler. Ergenekon davasına hakimler gönderdiler, savcılar gönderdiler birisi tutukluyor birisi bırakıyor. Böyle adalet olur mu, adalet bu mu Adalet mülkün temelidir, adalet devletin temelidir. Temel ile oynamaya kalktınız mı o bina, o çatı tepenize yıkılır. Kimse Türkiye’de adaletle oynamaya kalkmasın. Getirilen değişiklik budur. Türkiye’nin adalet sistemini tarafsız ve bağımsız yapmaktır. Hakimler, savcılar ne iş yapar. HSYK bütün Türkiye’deki hakimlerin savcıların yargı mensuplarının tayinlerini terfilerini disiplin konularını görüşen bir kuruldur. Aynen Yüksek Seçim Kurulu (YSK) gibidir. Toplanırlar karar verirler. Ama bu sefer baktık ki başka görevleri de var. İşlerine gelmeyen yargılamalar., kafalarına uymayan savcıların defterini dürüyorlar. Böyle bir şey olabilir mi, böyle bir yola girdiğinizde bu adalet sistemine güven sarsılmaz mı. Bunu yapmaya kimsenin hakkı var mı? Yok. İşte neden çünkü o HSYK ‘da 5 tane seçilmiş üye var. İki tanede hükümet üyesi var. Adalet Bakanı ve Müsteşarı. 5 kişinin 3 tanesi Yargıtay’dan, 2 tanesi Danıştay’dan. 5 kişi Türkiye’nin her tarafındaki 15 bin savcı hakim hakkında karar veriyor. Getirdiğimiz ne bu 5 kişiyi 20 kişiye çıkarıyoruz. 20 mi büyük, 5 mi büyük, 5 kişiyi mi kolay ayarlarsınız 20 kişiyi mi kolay ayarlarsınız. Bu kadar basit soruyorum. Şimdi haklarında karar verilen o hakimler savcılar, kürsü hakimlerinin orada temsilcileri olacak. Yani adalette temsili tabana yayıyoruz. Daha adil gurup oluşturuyoruz. Bütün bunları yaparken malasef gerçekleri de milletimizin gözünden kaçırıyorlar. Ama ne yaparsa yapsınlar güneş balçıkla sıvanmaz. Yapılan işin, bu ülkenin geleceği, çocukları, yarınları için, çok büyük bir reform, çok dev bir değişim olduğunu yıllar sonra herkes anlayacak ve takdir edecektir. Türkiye’de her zaman böyle olmuştur.'' dedi.
Nevşehir ve Antalya’da faaliyet gösteren bir balon Ulaştırma Bakan Binali Yıldırım’ın Erzincan’da ki tüm programlarında bir döviz ile havalandı. Dövizde ki ''Sevdamız Millet, Kararımız Evet” yazısı dikkat çekti.
Bakan Binali Yıldırım bu programın ardından Kavakyolu, Çukurkuyu, Yalnızbağ, bahçeliköy, Ulalar, Mollaköy, Dörtler Beldesi ve özel bir turşu fabrikasında düzenlenen programlara katıldı.
Yakup Bakar




